Devekuşu Hastalıklarına Genel Bir Bakış

Devekuşları, gözle görülebilen veya basit fiziksel inceleme ile fark edilebilecek şekilde birtakım sağlık ile ilgili belirtileri ortaya koyabilmektedirler. Hayvanın genel duruşu ve genel davranışları hayvan sahibince iyi izlenmesi halinde rahatlıkla hasta olup olmadığını tespit edilebilinir. Burada hastalıklarla ilgili olarak kısa bilgilere yer vereceğiz.

Hasta olmayan bir devekuşu dışarıdan bakıldığında görünüşü şöyledir;

  • Boyun dik ve baş daima yukarıdadır, hayvan başını daima olabildiğince yüksekte tutar,
  • Hayvan yemi yerden alırken güdüsel olarak yemleme veya gagalama faaliyetinde bulunur,
  • Yürüyüşü canlı ve isteklidir,
  • Kanat ve bacakları simetriktir,
  • Hayvan çevreye karşı ilgili olup yürüyüşü canlı ve diridir,
  • Diğer hayvanlardan ayrılmaz, sürü ile beraber hareket eder,
  • Boyun ve karın bölgesi boyunca düzgün bir hatta sahiptir,
  • Tüyleri bakımlı ve düzgündür,
  • Dışkısı koyu ve serttir,
  • İdrarlarının akışkanlığı koyu, beyaz, müküslü, sulu ve berraktır.

Hasta bir Devekuşunun görünüşü şöyledir;

  • Hayvan çevreye karşı ilgisizdir, düşünceli bir hali vardır, baş sarkık veya eğik konumdadır,
  • İştahsızlık hakimdir,
  • Uyuşukluk, bitkinlik hakimdir,
  • Yürüyüşünde dengesizlik hakimdir,
  • Kanat ve bacakları asimetriktir, boyun ve omurgada sapma görülür,
  • Diğer hayvanlardan ayrılır, yalnız kalmayı tercih eder,
  • Dışkısı katı, sulu, solgun renkli olup üzeri müküsle kaplıdır veya bunların dışında farklı bir görünüşe sahiptir,
  • İdrarı renksizdir.

Devekuşu Hastalıklarının Gruplandırılması

Devekuşu hastalıkları diğer kanatlı hastalıklarında olduğu gibi hastalıkların Viral, Bakteriyel ve diğer etmenlere bağlı olarak meydana geliş şekillerine göre gruplandırılırlar. Buna göre;

  • Viral Hastalıklar,
  • Bakteriyel Hastalıklar,
  • Mantarlara Bağlı Hastalıklar,
  • Paraziter Hastalıklar,
  • Zehirlenmelere bağlı hastalık hali
  • Beslenme Bozukluklarına bağlı Hastalıklar,
  • Diğer Sağlık Problemleri olarak gruplandırabiliriz.

Bilimsel ele alındığında oldukça geniş detaya sahip olan bu hastalıkların çoğu çevre şartlarına, coğrafi şartlara, bölgedeki salgın bulaşıcı hastalıkların durumuna, bakım ve temizlik şartlarına, hayvanların beslenme koşullarına, yetiştirme tarzına, hatta çiftliğin organizasyonu ve konumuna bağlı olarak da ortaya çıka bilmektedirler. O nedenle iyi bir yetiştirici daima hastalıkların tedavisinden ziyade hastalık çıkmayacak şekilde tedbir alır. Bu tip kanatlı hayvanların yetiştiriciliğinde koruyucu tedbirler her şeyin önünde yer alır. Veteriner ve tedavi hizmetleri daima işletmeye maliyet getirir.

Ülkemizde, Devekuşlarının Sağlıkla ilgili sorunlarından önemli olabilecek olanlara kısaca göz atacak olursak pratikte şunlara dikkat etmemiz gerekir:

  • İç parazitler yönünden baktığımızda çiftlikte yetiştirilen devekuşlarında, çayırda yetişen ya da serbest dolaşanlara nazaran daha az riske sahiptirler.
  • Ticari Devekuşu işletmelerinde civcivler ayrı kuluçkadan çıktıkları için diğer hasta ebeveynlerle temas etmedikleri için daima sağlık yönünden avantajlıdırlar.
  • Kıl kurdu ( Mide Kurdu ), Afrika Devekuşlarına özgü olup kabızlığa bağlı ölüm meydana getirebilirler. Bunun için belirli aralıklarla 2 veya 3 çeşit kullanılarak münavebeli paraziter ilaçlarla ilaçlanmasında fayda var- dır. Çiftliğe yeni gelen hayvanlar daima kontrol edilmelidir.
  • Yassı Kurtlar, çayırda yetişen devekuşlarında özellikle Güney Afrika’da yaygındır.
  • Nematodlardan Codiostomumstruthianis adlı nematod Devekuşlarına özgüdür, belirgin semptomu yoktur, kalın bağırsaklara yerleşir su emilimini engeller, tedavisi kılkurtlarıyla aynıdır.
  • Coccidiosis, özellikle devekuşu civcivlerinin kapalı ortamlarda yetiştirildiği durumlar da ortaya çıkar. Genelde hastalık belirtileri görülmez, yalnız civcivlerde iştahsızlık ve halsizlik, tüylerde karışıklık ve vücutta kamburlaşma, kanlı ishal dikkat alabileceğimiz önemli bulgulardır. Tedavisinde anticoccidiyaz ilaçların düzenli kullanılması gerekir.
  • Bit, uyuz ve kene gibi insektler her yaştaki devekuşları için yaygın dış parazitlerdir. Hayvanlarda aşırı kaşınma bu parazitlerin varlığını ortaya koyar. Özellikle kenelerin bulaşması halinde deri kalitesinde istenmeyen durumlar ortaya çıkar. Genellikle alınacak sağlık tedbirleriyle önüne rahatlıkla geçilir.
  • Omphalitis ve yumurta kesesi yangısı hastalığı civcivlerin yumurtadan çıkışından önce ve sonra ölümlere neden olan bir hastalıktır. Akut formunda civcivler yumurtadan çıktıktan ilk birkaç günde, Kronik formunda civcivler yumurtadan çıktıktan 3-4 haftada ölümler görülür. Tedavisinde antibiyotik etkili olmakla beraber kümes ekipmanlarının dikkatlice dezenfeksiyonu ve fumigasyonu gereklidir.
  • Devekuşlarında en çok gıda zehirlenmesi Tip-C Toksinine bağlı olarak karşımıza çıkar. C Tipi antitoksin uygulanması halinde etkilenen kuşlar hemen düzelir.
  • Şarbon-Dalak Hastalığı-Anthrax, ülkemizde yaygın bir hastalık olup çıktığı yerde 60 yıl etkisini sürdürür. Devekuşları bu hastalığa karşı çok hassastırlar, insana da bulaştığı için zoonotik bir hastalıktır. Hastalığın olduğu bölgelerde aşı uygulanabilir, hastalığın ilk anında penicilin tedavisi sonuç verir fakat ileriki hallerinde sonuç alınmaz. Ölen kuşlar yakılarak veya derin çukurlara gömülerek imha edilirler.
  • Camplyobacteriosis, infeksiyonları 10 günlükten 4 aylık yaşa kadar genç devekuşların da ciddi sağlık problemlerine ve yüksek ölümlere neden olur.Tedavisinde geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılır.
  • Newcastle Hastalığı ( yalancı Veba ), viral bir hastalıktır, ülkemizde yaygın olup devekuşlarını da etkilemektedir. Hastalığın patlak vermesi halinde tüm sürüyü etkiler, hatta ölümlere bile neden olabilir. Genelde baş ve göz çevresinde şişmeler dikkat çekicidir. Hastalık viral olduğu için ancak aşılama yapılabilir, tedavisi yoktur.
  • Avian Influenza – Kuş Gribi, insanlara da bulaşabilen öldürücü ve çok zayiadlara neden olan viral bir hastalıktır, tüm dünyada yaygındır. Hastalık belirtileri virüsün tipine,  kuşun yaşına bağlı olarak değişmektedir. Genelde gözlerde yaşarma, şişme, başta şişme, gittikçe gözlerde kapanma, ishal, yeşil renksiz idrarla karakterizedir. Tedavisi yoktur, koruyucu tedbirlere önem verilir.
  • Kabızlık genellikle devekuşunun gelişme sürecinde sıkça rastlanan yönetimsel sorunlardan kaynaklanan bir sağlık sorunudur. Stres, yabancı cisim yeme, yetiştirici yönetim hatalarına bağlı meydana gelir. Akut veya kronik tarzda olabilmektedir, dışkıda azalma ve idrarda solgunluk karakteristik belirtidir. Tedavisinde kronik vakalarda müshil kullanılarak kabızlık giderilir.
  • Tüy Gagalama, Kanibalizm tüm yaştaki devekuşlarında görülür. Bu kötü alışkanlık kuşların pazarlama görünümlerinde değer kaybına neden olmaktadır. Bu rahatsızlık pek çok faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Gagalamanın önlenmesinde ışık yoğunluğunda kısıtlamaya gidilir, yüksek lifli yemler verilir, hayvanların sıkışıklıktan kurtarılarak rahat hareket etmeleri sağlanır, içme sularına ve yemlere tuz ilavesi yapılır.
  • Çarpma ve yaralanmalar, üç aylık devekuşlarında çok sık rastlanan ve ölümlere sebep olan bir sağlık sorunudur. Bunun için çit ve padokların doğru dizayn edilmesi ve uygun şartlarda taşınması gerekmektedir.
  • Manganez yetersizliği; devekuşları manganez yetersizliğine çok hassastır, çünkü yemlerdeki kalsiyum ve fosfor oranındaki bozukluk manganezin bağırsaklardan emilimini zayıflatır.O nedenle konsantre yemlerin hazırlanmasında mineral madde oranlarına dikkat edilmelidir. Manganezden yetersiz yemlerle beslenen civciv ve genç devekuşlarında en belirgin belirti gelişme bozukluğu ve perosisdir. Tedaviden çok koruyucu tedbirlere başvurularak yemlerin içinde yeterli miktarda manganez bulunması sağlanır.
  • Aspergillosis, devekuşu sürülerinde ciddi bir probleme neden olan mantar hastalığıdır. Tedavisi mümkün değildir fakat hastalığın yayılmaması için içme sularına 1/2 000 oranında bakır sülfat konularak tedbir alınır. En kesin çözüm hastalık unsurlarının ortadan kaldırılmasıdır.
  • Bir diğer önemli sağlık sorunu Candidiasis’dir. Hastalık Candida moniliformis mantarı tarafından meydana gelir. Devekuşlarındaki problem genellikle uzun süreli, bilinçsizce uygulanan antibiyotik tedaviler sonucunda meydana gelir. Hayvanın ağız ve yutak bölgesini mantarlar etkiler, bunun sonucunda iştahsızlık, sıvı kaybı ve ölümle sonuçlanır.
  • Ciddi Sağlık Sorunlar olduğunda daima en yakındaki Bir Veteriner Hekim’ e müracaat edilmelidir.